01 Aralık 2007

Zor Zamanlar...

Uzun zaman oldu yazmayalı...koşuşturmaktan yazmaya hatta şöyle oturup kendimi dinlemeye vakit bulamadım desem yalan olmaz!
Ne zormuş çalışan anne olmak...çalışmaya başlayana kadar ne de güzel gidiyordu her şey.Kızımla başbaşa geçirdiğim günler ne güzelmiş.Şimdi ise işin içinden çıkamıyorum birtürlü,yetişemiyorum herşeye, ne tam anne ne tam öğretmen olabiliyorum ve alışamadım böyle yaşamaya!!!
Henüz ev ve iş hayatım arasında bir denge tutturamadım ne zormuş çocukla iş hayatı!Ben mi beceremiyorum acaba ya da herkes aynı sorunları yaşıyor mu?merak ediyorum.Her şeyi tam yapmak istiyorum eskisi gibi ama olmuyor,olmuyor.Okul işlerim hep mükemmel olurdu ama şimdi ise yazılılarımı bile yetiştiremiyorum.Hadi okul tam olmadı ev işleri bari tam olsa!! o da olmuyor.Herşeyi yolunda götürmenin çözümünü bulan varsa lütfen yazsın!!!
Alışamadım sabah ayazında biricik kızımın üzerine kapılar kapatıp gitmelere...onun ağlamaklı yalvaran bakışları baktığım her yerde.Bundan sonra hep böyle mi olacak diyorum kendi kendime.Hep günümün yarısından fazlası ayrı mı geçecek biriciğimden.Kızımın her anını görmek istiyorum bütün gün ne yaptı güldü mü ağladı mı hayatta neleri nasıl keşfediyor her anını göremeyecek miyim ?alışamadım böyle yaşamaya....
Tüm bu zorlukların içinde bir de eşimden ayrılık var önümde!!!Aslında en zorum belki de... yazmaya bile elimin değmediği ayrılık...Tam oniki günümüz kaldı beraber geçirebileceğimiz!Asıl onsuzluğa nasıl dayanırım bilmiyorum hiç düşünmek bile istemiyorum.Asker yolu beklemek de varmış kaderimizde...
Zor zamanlar içindeyim,kalbim buruk,gözüm yaşlı...Allahım sen tüm zorda kalanların yardımcısı ol!!!

02 Temmuz 2007

Bugün benim DOĞUM GÜNÜM...

Uzun zaman sonra bu güne nasipmiş yazmak...Yine hüzünlüyüm her doğum günümde olduğu gibi...Artık yaşların zor söylendiği devreye geldik galiba:((Bir zamanlar hep büyütürdük yaşlarımızı büyüklerin arasında olabilmek için;şimdi de çocukların arasında olmayı sever olduk artık küçültmeye çalışırız herhalde:))
Tam 30 yıl dolu dolu, her devresi ayrı güzel ...zaman nasıl da akıp gidiyor avuçlarımızın arasından.Zamanla nasıl da değişiyor herşey!Ama değişmeyen tek şey benim çocuk ruhum...Gelincik tarlalarında koşan,kelebekleri kovalayan ve hayat yolunda ayağı takılıp düştüğünde ikigöz iki çeşme ağlayan yaramaz kız hiç değişmedi.Umarım bir 30 yıl daha böylesi güzel geçer, umarım sevdiklerim hep yanımda olurlar,umarım güzel günler görürüz Elif'imle...
30 yaşındayım demek ne zormuş yaaa...

17 Nisan 2007

3X3 OYUNU

Sevgili Hayat 3x3 oyunu için beni sobelemiş,biraz geç de olsa ucundan yetiştim galiba,teşekkürler Hayat'cım.Oyunun kuralları şöyle:

3 yemek tarifini 3 yemek bloğuna ithaf ediyor ve aşağıdaki 3x3 soruya cevap veriyorsunuz, sobeleneler de3 gün içinde aynısını yapıyor.İşte benim 3x3'üm:
1.1. Daha önce yaşadığınız 3 şehir?
İstanbul,Ankara,Kocaeli
1-2 Tatil için gittiğiniz gördüğünüz, önerdiğiniz üç yer?
Altınoluk,Gökçeada,Ayvalık
1-3 Görmek istediğiniz üç şehir?
Kudüs,Istanbul,St.Petersburg
2-1 Şu anki mesleğiniz?
Edebiyat öğretmeni
2-2 Dünyaya yeniden gelseydiniz hangi mesleği yapmak isterdiniz?
Dünyaya yeniden gelseydim yine bu kutsal mesleği,öğretmenliği seçerdim.
2-3 "Kesinlikle yapamazdım" dediğiniz meslek?
Herhalde bu yufka yüreklilikle doktor olamazdım.
3-1 Yaşam felsefenizi oluşturan sözlerden biri?
Güzel gören güzel düşünür;güzel düşünen hayatından lezzet alır.
3-2 Bir kitaptan alınma, çok sevdiğiniz cümle veya paragraf?
" Küçük şey yoktur.Bir küçük bulut parçası güneşin önüne geçip gölge olur ışığa.Küçük bir ateş tonlarca odunu küle çevirir.Denizde küçük damlaların direnişi olmasa,pervane nasıl gemiyi ilerletir.Küçük şeyler küçümsenmeye gelmez,insan küçük şeylerle tükenir;küçük şeylerle büyür." (KÜÇÜK ŞEY YOKTUR-KEMAL URAL)

3-3 Çok sevdiğiniz bir şiirden bir parça?
Sevgileri yarınlara bıraktınız
Çekingen, tutuk, saygılı.
Bütün yakınlarınız
Sizi yanlış tanıdı.
Bitmeyen işler yüzünden(Siz böyle olsun istemezdiniz)
Bir bakış bile yeterken anlatmaya her şeyi
Kalbinizi dolduran duygular
Kalbinizde kaldı. (BEHÇET NECATİGİL)
Arkadaşlarıma ithaf ettiğim tariflerim:
1.Sütlü irmik tatlısını Sevgili Çileksuyu- Sibel'e:









2.Bayram kurabiyesini Sevgili Yemek Cini-Şeyma'ya:













3.Maklubeyi de Sevgili Yemek Günlüğüm-Emel'e ithaf ediyorum.

Sevgili arkadaşlarım sıra sizde sobe sobe sobeee....

13 Mart 2007

MAKLUBE

Yazmayı unuttuğum bu yemeği eşim kurban bayramında aile yemeğine yapmıştı.Ben de çırak olarak yanında yer aldım:))Biraz zahmetli ama zahmetine değen bir yemek.Bu yemek özellikle kalabalıkla yenmeli ve yanında başka çeşit olmamalı bence.Eşim "başka çeşide gerek yok yenmez yanında" dese de biz yapmıştık annemle, ama tabiki bunun yanında yenmedi:)Bir özelliği de büyük bir tepside sunum yapılması.Çok güzel bir yemek tavsiye ederim ,görünüşü de bir o kadar güzel!

MALZEMELER:
  • 6 çay bardağı pirinç
  • yarım kilo kuşbaşı et
  • 1 adet patlıcan
  • 1 büyükboy soğan
  • 2 büyükboy patates
  • 2 adet havuç
  • 3 yemek kaşığı tereyağ
  • Bir miktar kuş üzümü,salata malzemesi

YAPILIŞI:Pirinç kişi sayısına göre ayarlanarak yıkanır ve tuzlu sıcak suda bekletilir.Kuşbaşı doğranmış et düdüklü tencerede haşlanır.Patates,patlıcan ve havuçlar halkalar halinde kesilip tuzlanarak yağda kızartılır.Ayrı bir kaba alınır.Bekletilen pirinç ayrı bir tencerede tereyağında kavrularak bir kaba konur. Haşlanan et de hafif yağda kavrulur.
Soğanlar halkalar halinde kesilerek asıl yemeğin yapılacağı tencerenin dibine dizilir.(Pilavın dibini tutmaması için)Sıra ile üzerine bir miktar et,patates,havuç,patlıcan dizilir.Bir miktar da kuş üzümü atılır.Üzerine kavrulan pirincin 3 te biri dökülerek düzlenir.Bu işlem 3 kez tekrarlanır.3. tekrarda pirincin malzemeleri tam kapatmasına dikkat edilir.Bir miktar tuz ilave edilerek pirinç dağılmayacak biçimde üzerini 2 parmak kalınlığında kapatacak kadar kaynamış su ilave edilir.Kısık ateşte pişirilerek 5 dakika dinlendirilir.Tencere tepsiye ters çevrilerek bir süre sonra kaldırılır.Etrafı salata ve yoğurtla süslenir.
AFİYET OLSUN...

05 Mart 2007

MARAŞ USULÜ BULGURLU TOP


Memleket yemekleri çokça pişer bizim mutfakta.Annem ve babam Kahramanmaraşlı olduğu için biz de oralı mı oluyoruz görmesek de bilmiyorum ,bir karmaşa var orada!Ama mutfak kültürümüz bizden çok oralı:))Aile bir araya geldiğinde annem mutlaka memleket yemeklerinden yapar,hem de en zahmetlilerinden! Ailece çok sevdiğimiz bu yemeği annemle birlikte yaptık.İsmi bana ait, annem bulgurlu köfte, diyor.Çocukların da katkıda bulunabileceği bir yemek:))İşte oldukça zevkli bulgurlu topların tarifi: MALZEMELER:

  1. 1 su bardağı ince bulgur(miktar isteğe göre artırılabilir)
  2. 1 adet orta boy soğan

  3. 1 kaşık salça

  4. 1 adet yumurta

  5. 2 kaşık un

  6. Tuz,karabiber,pul biber.

  7. Tereyağı,yoğurt,sarımsak

YAPILIŞI:İnce bulgur bir kapta üzerini örtecek kadar su ile bekletilir,demlendirilir.Suyu çektikten sonra ayrı bir kaba alınır ve doğranmış olan soğan ilave edilir yoğurmaya başlanır.(burada esas, çok iyi yoğurulmasıdır, çiğ köfte gibi)Salça,yumurta ve un da ilave edilir yoğurulur.Baharatlar da eklenerek iyice tutana kadar yoğurulur.Küçük parçalar alınarak yuvarlanır.Bir tencerede su ve tuz kaynatılır,toplar içine atılarak haşlanır(mantı gibi)Suyun üstüne çıkmaya başladıklarında alınabilir.Bir servis tabağına alınarak üzerine sarımsaklı yoğurt dökülür.Bir tavada pul biber ile tereyağı eritilir.Yoğurdun üzerine dökülerek servis yapılır.AFİYET OLSUN...

10 Şubat 2007

SÜTLÜ HAVUÇ ÇORBASI

Annemden öğrendiğim ve eşimle çok sevdiğimiz bir çorbadır bu.Mideyi çok rahatlatıyor.Kitaplarda var mıdır varsa ismi nasıl geçer bilmiyorum ama annem böyle bir isim vermiş.Zaten annemin tarifleri hep kendine özgüdür.İşte tarifi:

MALZEMELER:

  • 2 adet havuç
  • 2 bardak süt
  • 3 y.kaşığı sıvıyağ
  • 3 kaşık un(kavrulmuş)
  • 1 tatlı kaşığı toz biber veya pul biber
  • 3 bardak su,tuz

YAPILIŞI:Havuçlar rendelenerek tencereye alınır ve sıvı yağ ile rengi değişene kadar sotelenir.Bir kenarda yağsız tavada un pembeleşene kadar kavrulur.Kavrulan un havuçların üzerine ilave edilir, tozbiberle birlikte karıştırılır.Üzerine süt yavaş yavaş dökülerek karıştırılır, su da ilave edilerek kaynayana kadar karıştırılır ve kaynadıktan sonra tuz ilave edilir.(Kaynamadan tuz koyulursa kesiliyor)Ocaktan alındıktan sonra blendırdan geçirilir ve üzerine dereoto veya maydanozla servis yapılır.AFİYET OLSUN...

01 Şubat 2007

MAYALI POĞAÇA

Uzun zamandır yazamadım bebiş bütün vaktimi alıyor,hep onunla ilgileneyim istiyor.Öyle gülücükler atıyor ki mest ediyor beni olamaz böyle bir mutluluk...Allahım herkese tattırsın bu duyguyu muhteşem bir şey...
Gelelim bebişim uyurken aceleyle yaptığım poğaçanın tarifine.Bu tarifi değişik şekillerde de yapıyoruz,pide olarak da çok hoş oluyor tavsiye ederim.


MALZEMELER:

  • 2 su bardağı süt
    1 su bardağı sıvı yağ
    1 tatlı kaşığı şeker
    2 tatlı kaşığı tuz
    yarım çay bardağı sirke
    1 paket yaş maya
    aldığı kadar un
  • İçi için peynir,maydanoz.(patates veya kıymalı da olabilir)

YAPILIŞI:Bir karıştırma kabında maya ılık sütle karıştırılarak bekletilir.Köpürmeye başladıktan sonra üzerine yağ,şeker,tuz,sirke ilave edilir.Aldığı kadar da un ilave edildikten sonra iyice yoğurulur,mayalanması için sıcak bir yerde bekletilir.Yumak şeklinde alınır ve peynir maydanoz karışımı içine koyularak kapatılır.Tepsiye dizilerek yumurta sarısı sürülür,susam ve çörek otuyla süslenerek-ben aceleden unuttum:)) - orta sıcaklıkta pişirilir.AFİYET OLSUN...